Bünyamin Gölcü

Tarih: 24.10.2023 13:24

DİN İSTİSMARIYLA MÜCADELEDE SAİH DİNİ BİLGİNİN ÖNEMİ 6

Facebook Twitter Linked-in

DİN İSTİSMARIYLA MÜCADELEDE SAİH DİNİ BİLGİNİN ÖNEMİ 6

Din istismarıyla mücadelede sahih bilginin önemi konulu bu beşinci yazımız olacak. Bununla da aslında bitirmek istiyorum. Birçok daha konu var üzerinde konuşulabilecek aktarılabilecek belki dikkat edilmesi gereken birçok konuya değinilmesi gerekiyor. Ancak biz bu kadarıyla yetinmiş olalım. Bu beşinci yazımızda da şunu ifade etmek istiyorum sizlere. Dini istismarına uğramamak için sizin hoca diye mürşid diye alim önder der ne derseniz deyin üstat deyin işte kim olursa olsun yani takip ettiğiniz bir kişi olması gerekir. İslam'ın bizden asıl istediği şudur, herkesin bizzat kuran'la ve sünnetle muhatap olarak o bilgiyi alması ve o bilgiye göre hareket etmesidir. Yani aslında islam'ın bizden istediği herkesin imamı azam olmasıdır. Ancak biz tembellik yapıyoruz, dünyaya dalıyoruz. Bir şekilde maalesef öyle bir nimetten kendimizi mahrum bırakıyoruz. O zaman aynen mukallit insanlar olarak birilerini taklit eden kişiler olarak. Taklit ettiğimiz kişilerde ya da hoca diye önümüze koyduğumuz işte sözüne itibar ettiğimiz hal ve tavırlarını güvendiğimiz insanlarda ne özellikler olması gerekiyor, hangi kriterlere dikkat etmemiz gerekiyor? Bu konularla alakalı bazı maddeler sıraladım. Bunları sizinle paylaşmak istiyorum. 

Birincisi yani din öncüsü dediğimiz kişilerde şu hasletlerin bulunması gerekir, bir Allah'ın kelamını var. Rasulünün sünnetini öne çıkarmalı, kendisini ön planda tutmamalı. Hep anlattığında bir şeyler söylediğinde Allah böyle buyuruyor. Resulü sallallahu aleyhi vesellem böyle buyuruyor. Kuran'da ayette böyledir, sünnette böyledir diye ve müctehid imamlar bunu bu meseleyi bu şekilde anlamışlar diye doğrudan islam'ın kendisini nazara vermeli. Kendi indi görüşlerini ön plana çıkarmamalı. Yani bir yerde ayet var, hadis var ama adam ben böyle diyorum diyor. Ben böyle düşünüyorum diyor. Hatta bazen öyle diyorsun mesela işte bir soru soruyor, bak ayet böyle hadis böyle adam ama sen ne diyorsun yani? Bizim söylemimizin ayet ve hadislerin önüne geçtiği yerde bizim bir hükmümüzün olmadığı anlamına geliyor ve doğru insan olmadığımız anlamına geliyor. Onun için gidip sohbetini dinlediğiniz zaman size doğrudan kuran'a ve sünneti anlatmalı bir kişi 

İkincisi; anlatımlarında Allah ve resulüne yönlendirmeli. Kuran'ın ve sünnetin okunmasını sağlamalı. Yani doğrudan alın işte kitabı okuyun, kuran'ı okuyun. Alın peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hadislerini okuyun. Allah'ı sevin peygamberi sevin yani O'na yönelin yani sizi doğrudan allah'a o rasulüne çağırmalı, Allah ve resulüne çağırıyorsa, kuranı ve sünnetin okunmasını sağlamıyorsa oradan da uzak durmanız gerekiyor. 

Üçüncüsü; dini kendi yaşantısıyla da göstermeli. Yani bir insan size namazı emreder namaz kılın iyi güzel derken kendisi de namaz kılmalı. Teheccüd namazını kılın derken kendisi de kılmalı yani harama helale mesela yani faize bulaşmamalı yani dini yaşantısına azami derecede dikkat etmeli. Sizi yaşatmaya çalışırken öncelikli olarak kendisi yaşamalı dini dolayısıyla kendi yaşantısıyla da göstermeli. Makam, şan şöhret peşinde koşmamalı bencil davranmamalı. Yani işte yayın organlarıyla, şunlarla, bunlarla hep kendisi bir şöhret peşinde meşhur olma peşinde koşmamalı. Böyle bir derdi hiçbir zaman olmamalı. Medyatik olmamalı. Çünkü medyaya çıkan medyada boy gösteren, yıllarca program yapan nice insanların maalesef ki bu tuzaklara düştüklerini müşahade ediyoruz. Allah muhafaza eylesin.

Dördüncüsü; sünnete aykırı fiil ve söylemlerde de bulunmamalı. Yani 1400 yıllık bir geleneğimiz var. Sahabe tâbiin yani 1400 yıldır ulama birçok konularda ittifak etmişler, görüş birliği ortaya koymuşlar. Bu görüş birliklerine aykırı hareketlerde söylemlerde bulunmamalı. Hele hele imam azamı imam maturidi, eğer işte imam şafii hazretleri, imam eş'airleri bunları böyle tenzil tahkir tahrip eder derecesine bir söylemlerde asla ve asla bulunmamalı. Eğer eslafı izamı yani geçmiş büyüklerimize birisine laf söylediğini görürseniz emin olun ki orada bir sıkıntı var. Onlardan uzak durur. Yani bir adam imamı azam a laf atıyorsa, imam şafii ye laf atıyorsa oradan uzak durmanız gerekiyor. sahabeye laf atıyorsa onlardan uzak durmanız gerekiyor. İslam büyüklerine laf atıyorsa o oradan uzak durmanız gerekiyor. Bilin ki onlar başka mecralara çalışıyor. Bundan emin olabilirsiniz. 

Beşincisi; erkek hoca ise kadınlarla arasına mesafe koymalı. Kadın hoca ise erkeklerle arasına mesafe koymalı. Yani bir hoca cemaati sadece kadınlardan oluşuyorsa orada bir tehlike var demektir. Ya da bir kadın cemaati erkeklerden oluşuyorsa orada bir tehlike var demektir. 

Altıncısı; Yeterli düzeyde din bilgisine de sahip olmalı. Yani özellikle mesela bir defa kur'an okuyuşunu iyi bilmeli, kuran'ın arapçasını bilmeli, sünnete vukufiyeti olmalı. Yani kur'an ve sünnet bilgisine sahip olmayan bir insanın peşinden gitmeyin. Bu zaten az çok konuşmalarında da kendisini ortaya koyar. Birçok medyada insanların önüne hoca diye konulan çoğu kimselerin aslında doğrudan kuran'ı okumasını dahi bilmediğini biliyoruz. Maalesef maalesef. 

Yedincisi; Hazreti peygamber sallallahu aleyhi vesellemi diğer peygamberleri sahabeyi kiramı ve diğer islam büyüklerini örnek olarak göstermeli. Yani sohbetlerinde bak bana uyun değil peygamber efendimize uyun sahabeye uyun, Hz Süleymana Hz Yusuf'a Hz İsa Hz Musa vs işte bu peygamberler bak böyle hareket etmişlerdir. Siz de böyle hareket edin, siz de böyle davranın diye onları nazar vermeli. Onları örnek olarak göstermeli. Kendini örnek gösteriyorsa bilin ki orada başka bir sıkıntı var demektir. 

Sekincisi; Ümmeti fitneye düşürecek her türlü söylemden uzak durmalı. Bu da önemli bir şey. Yani her söylediği doğru olmalı fakat her doğruyu söylemek doğru değildir. Bazen bir söz olur, sen onu söylemeye açıklamaya yetkili değilsindir ama bir söz söylersin, senin hakkın olmadığı halde ortalığı ateşe verirsin. Yani böyle bir durum söz konusu ise uzak durmak gerekiyor. O zaman ümmeti fitneye düşürecek ümmeti kargaşaya düşürecek ümmetin içerisinde kan akıtmaya ümmetin birbirine küsmeye birbirine düşürmeye akraba bağlarını koparmaya, ana babaya isyana sürükleyen bir durum varsa orada dikkatli olmak gerekiyor.

Dokuzuncusu; Bir kişi anlattığı meseleyi siyasi üslupla anlatmamalı. Evet, bazen siyasi meselelerle dini meseleler karışabiliyor ya da aynı mesele üzerinde siyasi söylemlerle ya da dini söylemlerde bulunmak durumunda kalınabiliyor. Bir hoca herhangi bir meseleyi bir siyasi parti lideri gibi açıklamaz. Bir siyasi adam gibi ortaya koymaz. Bir din adamı bir meseleyi anlatırken kur'an ve sünnet temelinde anlatır. Bir parti propagandasına dönüştürmez. Siyasi bir üslupla o meseleyi anlatmaz, anlatmamalı, anlatıyorsa bilin ki orada bir sıkıntı var. Yani karşıdaki dinleyen kişi onu dinlediğinde bu falanca partinin ağzıyla konuşuyor falanca siyasetçinin üslubuyla konuşuyor değil. O doğrudan kuran ve sünneti anlatıyor dedirtmesi gerekiyor. Böyle bir durum yoksa orada yine dikkatli olmak gerekir.

Onuncusu; İslam'ın diğer azalarını tekfir etmemeli, yapıcı tenkitlerle ıslahına çalışmalı, mümkünse sadece kendi hizmetine odaklanmalı yani mezhepler arasında birbirini tekfir eder derecesinde tenkit etmek doğru bir şey değildir. Yani biri çıkıp da şafi mezhebini tenkit ediyorsa tekfir ediyorsa ya da geç onları aleviliği tekfir ediyorsa şiayı tekfir ediyorsa orada bir ! Koyun. Islamda ehli kıble tekfir edilmez, ehli sünnetin düsturu budur. Yani namaz kılan kıbleye dönen bizim kıblemizi kıble bilen Allahımızı peygamberimizi, kitabımızı tanıyan insana biz Müslüman deriz. Ama hatalarını da düşüncelerinde yanlış olur mu? Olur onları düzeltmek de lütufla ıslahına çalışmakta işte asıl bu dinde çalışan hocaların ve ümmetin bir görevidir. Dolayısıyla Müslümanlar birbirlerini günahlarından dolayı tekfir etmemeli. Çünkü günahlar insanı küfre götürmez. Bir günahından dolayı kimseyi tekfir edemeyiz çünkü. Günahlar insanı günahkar yapar, kâfir yapmaz. Bir insan küfre nasıl düşer? Günah işlemekle mi düşer yoksa inkar etmekle mi? inkar etmekle inkar ederse bir insan kafil olur. Günah işlemekle kâfir olmaz. Bir de bizim buna yetkimiz mi var? Bizim bir insana kafir deme yetkimiz mi var? Allah bize böyle bir yetki vermemiş ki yani nereden haddimize mi bir insanın Allah'la bağlantısını koparmak haddimize mi düşmüş? Sınırlarımızı açmayalım, bu da önemli bir diğer mesele. Mesela dies bir kişi ortaya çıkıyor diyor ki işte diğerleri kafirdir. Haddine mi diyorsunuz, ağzına mı düşmüş? Onun için bir grup yani gittiğiniz bir cemaat, bir tarikat, bir cemiyeti neyse başka birilerini tekfir ediyorsa oraya da bir ! Koyun. 

Onbirincisi; Müslümanları kardeş bilmeli, islam'a taraftarı olmalı, küfre ve küffara karşı durmalı. Gittiğiniz sohbeti dinliyorsunuz, adam yatıyor, kalkıyor, Müslümanlara küfrediyor, hakaret ediyor, Müslümanları tahkir ediyor, Müslümanları tekfir ediyor. Müslümanları kötülüyor ya burada da bir sıkıntı olduğunu söylemeniz gerekiyor. Müslüman müslüman'a acır, müslüman'a şefkatle, merhametle muamele eder, onları toplar onları toparlar onlara yardım eder, yardım elini uzatır. Onlar hep böyle tahkir etmez, tekfir etmez. Ve ya konuşurken de biz Müslümanlar böyle hatalara düşüyoruz diye söylemesi gerekiyor. Eğer böyle işte yatıp kalkıp başka cemaatler, tarikatlar cemiyetleri kötü diyorsa bir insan bilin ki burada önemli. Buraya da bir ! Koymamız gerekiyor.

Onikincisi; Hoca Hikmet ehli olmalı, nerede ve nasıl davranılması gerektiğini bilmeli. Yani hikmetsiz davranmamalı, cemiyete giriyorsun, nasıl oturulur, nasıl konuşulur, gelen misafire nasıl davranılır, sohbet adabı nedir, nasıldır? Namaz vakti geliyor. Adamın hiç umurunda değil, yani namaz geçip gidiyor, adam hala kendi lakırıntısına devam ediyor. O hikmet değildir. Ya da bazılarını hayrına engel olmak, hayrı hizmetlerine engel olmak bu da yani iyi bir şey değildir. Bu da hikmetli davranış değildir. 

Şöyle kısaca hızlıca tekrar etmek istiyorum, Allah'ın kelamını, Rasnülün sünnetini öne çıkarmalı, kendini ön planda tutmamalı anlatımlarında Allaha yönlendirmeli? Kuran'ın ve sünnetin okunmasını sağlamalı, dini kendi yaşantısıyla da göstermeli. Makam ve şan şöhret peşinde koşmamalı, bencil davranmamalı. Ehl-i sünnete aykırı, fiil ve söylemlerde bulunmamalı. Erkek hoca ise kadınlarla arasına mesafe koymalı. Kadın ise erkeklerle arasına mesafe koymalı. Yeterli düzeyde din bilgisine sahip olmalı. Hazreti peygamberi diğer peygamberleri, sahabeyi, kiramı ve diğer islam büyüklerini örnek olarak göstermeli. Ümmeti fitneye düşürecek her türlü söylemden uzak durmalı. Siyasi uslupla dini anlatmaya kalkmamalı. Anlatımın temeli tamamen kuran ve sünnet merkezli olmalı. Islam'ın diğer azalarını tekfir etmemeli. Yapıcı tenkitlerle islahına çalışmalı mümkünse sadece kendi hizmetine odaklanmalı. Müslümanları kardeş bilmeli. İslama taraftar olmalı. Küfre ve küffare karşı durmalı. Hikmet ehli olmalı. Nerede ve nasıl davranılması gerektiğini bilmeli. Son olarak ta şunu söyleyelim mali durumunda zenginleşme olamamalı yani cemaatinin üzerine kendi mülkü özel mülküne kimsenin bir şey diyebileceği yok helalinden kazandıktan sonra. Allaha emanet olunuz. 

 

BÜNYAMİN GÖLCÜ

2022/HONAZ


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —