Yazı Detayı
21 Temmuz 2020 - Salı 23:16 Bu yazı 167 kez okundu
 
ZAFERİN ARDINDAN
Bünyamin Gölcü
 
 

Din Hayatın Hayatı, Hem Nuru Hem Esası,
Din İle Olur Bu Milletin İhyası.

 

Zafer nâraları atmak; insana neşe ve huzur veriyor. Kendine güven ve geleceğe umut bahşediyor. Gözler ışıl ışıl, yürekler sevinçle doluyor. İnsan bir kere daha zaferlerin sahibi ve bahşedicisi olan yüce Rabbine şükür secdesine varıyor. Memnuniyetini dile getiriyor. Sevinç gözyaşları döküyor. Malazgirt Zaferi, İstiklal Marşı, Çanakkale Zaferi ve 15 Temmuz ayrı bir değerdir. Hele hele Anadolu çocuğu olmak, zaferden zafere koşan Alparslanların, Fatihlerin, Yavuzların, Salahaddini Eyyübilerin, Cennet Mekân Sultan Abdulhamidin torunları olmak, dahası yeryüzünün yarısını ve insanlığın beşte birini manevi saltanatının altına alan yüce peygamber Hz Muhammed'in sas ümmeti olmak insana ayrı bir haz ayrı bir gurur veriyor.

 

Evet mesele öyle. Ancak zaferler kazanmanın zorluğu da bilinen bir şeydir. Müslüman önce kendi nefis dünyasında zafer kazanmalı. Kendi iç dünyasını imar etmeli. Birliği, beraberliği, affetmeyi, cesareti, fedakarlığı ve izzeti kendinde yaşamalı. Kötü his ve düşüncelerine önce kendi iç dünyasında mağlubiyet yaşatmalı. "Kişinin en büyük düşmanı iki alnı ortasındaki nefsidir" (Beyhaki, Sünen). "Mücahit nefsine karşı cihad edendir" (Buhari,Edeb). Hadisleri konunun ehemmiyetini göstermesi açısından önemlidir. 

 

Yaşadığımız asırda dünya zinetlerinin içerisinde nefsin esiri olmuş bizler nasıl zafer kazanacağız?
Uhud savaşının sonundaki yenilgi bana şunu hatırlatıyor; Uhud savaşının başında Hz Peygamber sas okçular tepesine yerleştirdiği okçulara "Kuşların etlerimizi yediğini görseniz dahi yerinizden ayrılmayın" demesine karşın ilk zaferi gören ashab yerinden ayrıldı ve hezimet yaşandı. Yani Hz peygamberin bir emrinin terki madde âleminde mağlubiyet getirdi. Bizler Hz Peygamberin sas bir değil binlerce emrini terk ederken nasıl zafer kazanacağız?

 

Yine Huneyn gazvesinin başındaki geçici de olsa yaşanan mağlubiyet his dünyasındaki zafiyetin zaferlerin önündeki engellerden biri olduğunu bize ifade etmektedir. "And olsun ki Allah size birçok yerlerde ve çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği fakat bir faydası da olmadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti. Bozgundan sonra Allah, Peygamberine, müminlere güvenlik verdi ve görmediğiniz askerler indirdi; inkâr edenleri azaba uğrattı. İnkârcıların cezası budur." (Tevbe 9/25.26) sadece kendilerine güven duygusu zaferin Allah'tan olduğu hissinin bir anlık gafleti ashaba küçücük bir Havazin kabilesi karşısında dağılmayı getirdi ise bizler enaniyet, gurur, kibir ve bencillik günahları içerisinde nasıl zafer kazanacağız?

 

Yine Tebük seferine katılmayan üç kişinin durumu da konumuza bir örnektir. Kendilerine bir şeyleri bahane edip tembellik ederek cihaddan geri kalan bu üç kişinin durumunu Allah bize şöyle haber veriyor: "Bütün genişliğine rağmen yer onlara dar gelerek nefisleri kendilerini sıkıştırıp, Allah'tan başka sığınacak kimse olmadığını anlayan, savaştan geri kalmış üç kişinin tevbesini de kabul etti. Allah, tevbe ettikleri için onların tevbesini kabul etmiştir. Çünkü O tevbeleri kabul eden, merhametli olandır." (Tevbe9/118) bizler nefsimizle dahi cihadı terk etmişken, fuhşiyat ve münkaratla cihad etmekten vaz geçmişken nasıl zafer kazanacağız?

 

Hariçteki mağlubiyet dahilde başladığı gibi hariçteki zaferde ilk önce nefiste yaşanır. Zaferler naralarla değil cihadla kazanılır. Sabah namazına camiye gidemeyiz, beş vakit namazı kılamayız, kazancımızın helaline haramına bakmayız, komşu haklarına riayet etmeyiz, kamu malını gözetmeyiz, bakmakla yükümlü olduğumuz kimseleri zayi ederiz, Allah korkusu ve kuldan utanma duyguları zedelenmişken nasıl zafer kazanacağız?

 

Her zaman söylediğimiz "Çanakkale Ruhu" nedir? Sorusunun cevabı Allaha kulluktur. Çanakkale meydanlarında 15'lik gençlerin saf tutarak cemaatle namaz kılma resimleri işte bu ruhun örneğidir. Dilinde Kur’an kalbinde iman Allah Allah nidalarıyla küffara göğsünü siper etmek işte bu ruhun örneğidir. Seyit Onbaşı işte bu ruhun sahibidir. Çanakkale'yi geçilmez kılan da işte bu ruhtur. Dolayısıyla O'nun kanunlarıyla mücadele etmek Çanakkale ruhuna ihanet olduğu gibi sonucu da zafer değil hezimettir. Saadet değil hüsrandır.

 

Bir milletin özellikle Müslüman bir milletin dirilişi İslam ile mümkündür. Abdurrahim Karakoç’un dediği gibi 
Ya İslam’la yükselir, ya inkarla çürürsün, 
Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün

 
Etiketler: ZAFERİN, ARDINDAN,
Yorumlar
Basın İlan Kurumu İlanlar

    

Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv